23 Ağustos 2012 Perşembe

Buz ve Ateşin Şarkısı Serisi


Kitap ya da diziye ( kaldı ki sadece kitaptan bahsedeceğim) yönelik önemli mevzuların katili olacak cümleler kurduğumu düşünmüyorum. Ama yok ben riske atamam diyorsan da keyfin bilir sevgili okur..

Uzun zaman önce bitirdiğim efsane roman serisi Buz ve Ateşin Şarkısı ve ileride efsane olarak söz edilecek dizi Game of Thrones... Hakkında konuşacak çok konu var nereden, nasıl başlarım şu anda kestiremiyorum ya hadi hayırlısı.. Oturduğunuz koltuğa iyice yayılın, başlıyoruz..

Büyük insan George R.R. Martin 1991 yılında nasıl bir kafaya ulaştı ise yazmaya başlamış bu seriyi. Kafasında da yaratmış her ayrıntıyı, 7 kitap halinde yayınlanacak bir seri ve isimleri de sırasıyla A Game of Thrones, A Clash of  Kings, A Storm of Swords, A Feast for Crows, A Dance with Dragons, The Winds of  Winter, A Dream of Spring olacak demiş.. A Game of Thrones ( Taht Oyunları) yani serinin ilk kitabı, tüm bu planlamanın üstünden beş yıl geçtikten sonra basılmış. Yayınlandıktan kısa bir süre içerisinde de kitap, çeşitli ödüllere aday gösterilmiş, çoğunu da silip süpürmüştür. 2011 yılına geldiğimizde ise kitabın namı alıp yürümüş, New york dahil bir çok yerdeki "en çok satanlar listesi"nde yerini 1. sıraya kadar yükseltmiştir. 

İşte serinin asıl hali
Epik fantezi benim tabirimle ise fantastik dünya türüne giren seri, bundan önce okuduğum fantastik kitapların yanında çok ama çok farklı bir yere sahip.. Peki, neden? Popüler olduğu zamanlarda bir kitabı alıp, hemen okumayı sevmiyorum. Yani o ara çok meşhur, ay çok satanlara girmiş mutlaka bu kitabı edinmeliyim diye düşünüp kitap almışlığım yok. Çok satanlar listesine girmişse eğer takip ettiğim yazarın kitabı, onu alıp okumam için üstünden biraz zaman geçmesini beklerim. Yani etraftaki yorumların gazına gelerek acele iş yapmayı pek sevmem. Bu sene, Bursa kitap fuarına gittiğim sırada nasıl da meşhur "Taht Oyunları".. Aslında merak ediyorum çünkü hem fantastik dünya -içine girip kaybolunası bir dünya- hem dizisi var hem de nerede hakkında bir şeyler okusam kötü diyen yok ( gaza gelmeyi sevmem diyorum ama gayet de gelmişim len). Tam üç kere Epsilon Yayıncılık yazılı koca standa yaklaştım, uzaklaştım. Kitabı elime aldım, bıraktım. Çıkmaya yakın baktım cüzdana, kitaplar için ayırdığım paradan tam 25 lira kalmış, "bu bir işaret harcamasam olmaz Taht Oyunları da tam 25 lira" düşüncesiyle gittim, aldım. Yani ilk kitapla aramızda böyle bir bağ oluştu diyebilirim. Fuar dönüşü hemen başlayacaktım ama gene kendimi gereksiz bir durdurmayla Aylak Adam'a başladım. Bir gaza gelip kitabı hemen aldık ya sözde okumayacağız hemen.. Bundan iki gün sonra kitap-film-hayat tavsiyelerini dinlemeye çalıştığım, Caner Eler postunda da selam çaktığım güzel insan bana "Hemen Taht Oyunlar'ına başla!" diye bir mesaj atmasın mı! Hem de kitabı almama çabalarımdan ya da kararsızlığımdan hiç haberi yokken. Toparlarsak, kitabı alma aşamasından okumaya başlayana kadar yaşananlar seriye bakış açımı değiştirdi. Okumaya başladığım günden itibaren elimden bırakmadım, bırakamadım. İşteyken bile öyle yerlerde -tuvalet değil- öyle zamanlarda okudum ki, anlatsam mesleki kariyerim için hiç iyi olmaz.. 


Şu ana kadar sadece 3 kitabı Sibel Alaş tarafından Türkçe' ye çevrilmiş durumda. Yukarıdaki resimde 5 kitap var çünkü akıllı Epsilon Yayınları kitapları "Kısım 1", "Kısım 2" şeklinde parçalayarak bir kitaptan, iki kitap parası aldılar. Eyvallah kitabı çevirtip, yayınladınız sağolun diyesi gelmiyor insanın maalesef durum böyle olunca.. Neyse devam edelim.

Kitapların tamamı karakterlerin kendilerine ait bölümlerinden oluşuyor. Örneğin Jon Snow adlı karakterin kendine ait bölümde, başından gelen olayları Jon'un kendi ağzından dinliyoruz ve bizlere iç sesiyle eşlik ettiği bu bölüm-e-lere kalın ve büyük puntolu JON başlığı ile başlıyoruz. Kitaptaki her karakter için mi var bu, hayır.. Her kitapta önemli olacak karakterler değişiklik gösterebiliyor. İlk kitapta bir başlığa sahip olmayan bir karakterin diğer kitaplarda olması, o karakterin ileride hikaye için önemli bir konuma geleceği anlamını çıkarmamıza yardımcı oluyor. Başlıklı bölümlerin olmasının diğer bir olumlu yanı ise, kitaptaki olaylar birbirlerine karışmadan ilerleyebiliyor. Yani üç sayfa öncesinde Westeros'taysanız, okuduğunuz sayfada Essos'da oluyorsunuz fakat işler karışmadan bu farkı anlayabiliyor, devam edebiliyorsunuz. Bir de bu başlıklar inatla okumanıza yardımcı oluyor. Nasıl mı? Jon'un bölümünü okuyorum ve öyle bir yerde bitiyor ki diğer JON bölümüne kadar inatla ve merakla okuyorum. Okuduğum arada en az bir 30-50 sayfadan oluştuğunu düşünecek olursak, Jon sayesinde hızlıca ilerlemiş oluyorum kitapta.. Hep de Jon'dan örnekler vermişim :S

Bu zamana kadar hakkında illa bir şeyler duymuş olduğunuz Buz ve Ateşin Şarkısı serisi ya da en bilinen adıyla Taht Oyunları, sizleri alışagelmiş fantastik kitaplardan uzaklaştırıyor. Tek önemli bir kahraman yok bu seride. İyi de var kötü de. Kimin iyi kimin kötü olduğu kararı okuyucuya bırakılmış durumda. "Bunları, bu sebepten yapıyor" dediğinde hak veriyorsan bu adam iyidir diyebiliyorsun. Tabii ki salt kötüler de yok değil. Diğer kitaplarda bir ya da iki tane baş kahraman olur ve olaylar onların etrafında döner; bu seride ise bu  durum söz konusu değil. Sadece savaş, kan, şiddet, entrika ya da ne olursa olsun en önemli kişi ölmez( ölümsüzdür) durumu yok. Evet ikinci bir dünya söz konusu, evet fantastik bir dünya ama aslında bir o kadar da gerçek. Ölmez dediğin ölüyor, yapamaz dediğin yapıyor.. Beklemediğin karakterlerden beklenmedik olaylar çıkıyor. Daha önce bahsettiğim başlık bölümünde karakterlerin iç seslerini duymamız, gerçek hislerini bilmemizi sağlıyor. Yaşadıklarının ne denli hayattan olduğunu.. Kurguyla gerçeğin bu denli iç içe oluşunu.. Kurgunun en babası, kurnaz senaryoların en babası, "hadi lan oradan" dedirtecek olay akışları, özellikleriyle hayran bırakan karakterleriyle kısaca hayal dünyanızdaki her şey işte bu seride!.. Kaçırmayın, mahrum kalmayın.. Bilin.. Eminim ki sizin çocuklarınız da bilecek ve o zamanlarda bile adından şimdiki  gibi söz ettirecek..

Dizisini de tabii ki izledim onunla ilgili söylenecekler var ama izlediğim dizilerle ilgili nasıl bir post yazmalı, nelere değinmeli kafamda toparlayamadım henüz. Dizileri yazmaya başladığımda mutlaka değineceğim. Lakin bir iki kelam edecek olursak, bu güzelim seriden ayrı düşünecek olursak evet son 20 yılın en iyi yapımlarına girebilir. Çekimler için kısıtlanan güzelim kurgu yani kitabın senaryo haline gelmiş halini pek sevemedim. Yani kitapta yaşanan bir olay diziye öyle alakasız bir yerden, öyle alakasız bir zamanda sokuluyor ki. Gerçeğini bildiğiniz için bu halini kabullenmek zor oluyor. Kaldı ki reyting kaygısı diziye saçma sapan şeyler yaptırmış. Nedir yavrum o gay muhabbeti, gereksiz! Neyse daha sonra detayına inebiliriz belki bakalım, kısmet..

Şiddetle tavsiye edilecek bir roman serisi Buz ve Ateşin Şarkısı.. Tür olarak fantastik sevmiyorsanız bile size sevdireceğinden eminim. Çünkü yukarıda da belirttim; fantastik olsa bile çok içimizden, dünyamıza yakın bir kurguya hakim kitap. İlk kitaba (Taht Oyunları'na) başlayıp sevmediyseniz tabii ki kasmaya gerek yok ama hemen karar vermeyin, şans verin kitaba. Kendini tanıtmasına izin verin! 

Son olarak buradan Martin'e kucak dolusu sevgiler yollamak istiyorum. Dilerim ki hemen buralardan göçüp gitmez hatta bunu bitirir yenilerini yazarsın. Senin elinden çıkan her yazıyı zevkle okurum.. Ee bir de tabii ki Türkçe çevirisini yapan Sibel Alaş'a da teşekkürlerimizi sunalım. Çok eleştiriler var çeviriye. O denli eleştiri yapacak konumda değilim lakin çevirinin o kadarını hakkettiğini düşünmüyorum. Okunabilecek en rahat hale getirilmiş de basılmış. Ben beğendim, rahatsız etmedi. Eleştirebilecek konumda olanlar beğenmediyse onlar tartışadursunlar. Kim ne yaparsa yapsın, Sibel Hanım çeviriye devam etsin de gelsin yeni kitaplar, özledim çok..

Velhasıl kelam; bu kitap, aklınızın almayacağı kurguya, bazısını çevrenizden tanıdık gelecek bazısını da okuyarak tanıyacağınız karakterler donatılmış ( Evet çok fazla karakter, çok fazla isim söz konusu lakin her kitabın arkasında acayip detaylı kim kimdir, neyin nesidir bölümü var.) bu seriyi okumanızı tavsiye ederim..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba, kitap serisini ben de almak istiyorum fakat anlayamadığım sey şu öncelikle taht savaşları diye bir kitap var ardından 2ser ciltlik halde 4 kitap var yani toplamda 5 kitap galiba bunların hepsini almamız gerekiyor serinin tamamı için. Taht oyunları kitabı hepsinin birleşimi değil di mi :))))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...